Hanımlar ve beyler karşınızdayım..
Tüm yüklerim, kederlerim ve bir bu kadar daha deneyimlerim..
Tüm çıplaklığıyla.
Bir miras bırakmak istiyorum..
En azından birkaç nesil hatırlanmak.
Ziyaret edilecek bir mezarımın olmasını istemiyorum mesela.
Kimsenin hayatında öyle bir yer etmek istemiyorum.
Öyle bir anıda var olmanın düşüncesi bile acı veriyor insana.
Mutlu karelerde yer almak isterim mesela.
Sesimin tınısı yerleşsin birkaç insana fotoğraflara baktıklarında.
Bazen çok hafifliyorum uzaklaşınca tüm o kaos'dan.
Bazen yaşam ve ölümü ayırtedemez hale geliyorum.
O kadar ince bir ip üstünde yürüyorum.
Mesela dünyanın kederini o kadar fazla hissediyorum ki..
Tanrı'nın varoluşuna dahi öfkeleniyorum.
Bazen hiç doğmamış, varolmamış gibi hissediyorum.
O kadar kum tane gibi hissediyorum ki.
Neden bu kadar anlam yüklüyoruz ufacık hanelerken evrende.
Çoğu insanın neler düşünebildiğini tahmin etmek çok can sıkıcı.
Aslında neler olacağını az çok tahmin etmek can sıkıcı.
Tüm sınırların kalkması zihninden azar azar.
Sevginin tüm anlamları farklılaşıyor.
Daha farklı hissediyorsun.
Acaba bu olgunlaşmak mı?
Sorularıma cevaplar arıyorum.
Her sorum yanıtsız kalıyor çoğu zaman.
Peki sen verebilecek misin cevap;
Kalacak mısın uzun kış geldiğinde dahi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder