11 Kasım 2017 Cumartesi

Soruyorum

Boynuma geçirdiğiniz urgan 
Urganda ilmek ilmek kötülükleriniz
Derdiniz ne idi?
Ne oldu asıl size?
Varoluşumdan vazgeçmenin eşiğinde 
Bırakın da şöyle rahat 
Saplayalım kör bıçağı 
Son duygu kalemine 

30 Mart 2017 Perşembe

Not:

Arada açıp burayı okuyorum.

Bir not bırakayım sana belki sende arada bakıyorsundur mesela.

Güzel hissetmişiz diye düşündüm.

Senden öğrendiğim çok şey olduğunu gördüm.

Teşekkür ederim.

Her şey için.

Yer vermek gibi değilde hayatında,

Mahallede gördüğünde gülümseyip "Nasılsın yaa?" demek mesela.

Hani bu hayatlarımızda güzellikten başka neye sebep olur bilemedim.

Her neyse. Belki bu mesajı hiç görmeyeceksin.


24 Ekim 2016 Pazartesi

Veda, Eda, Ada..

En çok geceler zor geçiyor sevgilim..
Biricik sevgilim..
Hayatıma anlam katan,
Bambaşka bir pencereden
Beraber bakma keyfini yaşadığım kadın.

Ne çok sevdim seni bir bilsen.
İçimdeki sen
Bir başka seven
Başka hisseden.
Hen sen olarak kal sevgilim.

Ne çok üzdüm seni,
Gözyaşlarını engelleyemediğim her gece lanetim.
Sevgilim.

Bir evlat gibi sevdim seni
Bir ana
Bir hayat arkadaşı gibi sevdim.
Ama 18 yaşında bir delikanlı gibi heyecanlı
Ama 70 inde bir ihtiyar gibi sadık ve bilgece.

Sen uyurken seyrettim seni
Koynuna girdim.
Gizemine sarıldım.
Sevgilim "gitme!" diyemedim.

Yorgunum bu hayattan sevgilim
Hele ki seni başkalarıyla....
Yazamıyorum bile

Son nefesim gibi sevmişim seni
Bu bir elvadadır ruhum.
Sende kalsın
Son parçam
Unutma asla gecelerimizi!

Bu bir elveda sevdiğim.
Bu hiç unutmayacağımın namesi
Seni ne çok özlediğimi
Bu satırlarda esir edeceğim.

Elveda varlığımın son şahidi.
Seninle beraber tüm mutlu anıları saklıyorum en derine.


İyi geceler başka bir nefesini hissettiğin bu geceye.




5 Temmuz 2016 Salı

Name I

Hanımlar ve beyler karşınızdayım..
Tüm yüklerim, kederlerim ve bir bu kadar daha deneyimlerim..
Tüm çıplaklığıyla.
Bir miras bırakmak istiyorum..
En azından birkaç nesil hatırlanmak.
Ziyaret edilecek bir mezarımın olmasını istemiyorum mesela.
Kimsenin hayatında öyle bir yer etmek istemiyorum.
Öyle bir anıda var olmanın düşüncesi bile acı veriyor insana.
Mutlu karelerde yer almak isterim mesela.
Sesimin tınısı yerleşsin birkaç insana fotoğraflara baktıklarında.

Bazen çok hafifliyorum uzaklaşınca tüm o kaos'dan.
Bazen yaşam ve ölümü ayırtedemez hale geliyorum.
O kadar ince bir ip üstünde yürüyorum.
Mesela dünyanın kederini o kadar fazla hissediyorum ki..
Tanrı'nın varoluşuna dahi öfkeleniyorum.
Bazen hiç doğmamış, varolmamış gibi hissediyorum.
O kadar kum tane gibi hissediyorum ki.
Neden bu kadar anlam yüklüyoruz ufacık hanelerken evrende.
Çoğu insanın neler düşünebildiğini tahmin etmek çok can sıkıcı.
Aslında neler olacağını az çok tahmin etmek can sıkıcı.
Tüm sınırların kalkması zihninden azar azar.
Sevginin tüm anlamları farklılaşıyor.
Daha farklı hissediyorsun.
Acaba bu olgunlaşmak mı?
Sorularıma cevaplar arıyorum.
Her sorum yanıtsız kalıyor çoğu zaman.
Peki sen verebilecek misin cevap;
Kalacak mısın uzun kış geldiğinde dahi?

8 Haziran 2016 Çarşamba

Bir Çiftlik Akşamı


Bir kadeh rakı, diktiğin ceviz ağacı, yaşım kadar meyve ağaçları, doğduğum topraklar.
Ne kadar oldu sahi?
Geçenlerde yine kırmızı bir arabada seni aradım. Yaşım 25 ve hala bir yanım gizli ajan olduğuna inanıyor.
Hafif bir rüzgar eser buğday tarlaları tarafından.
Bu kadar zaman.
Çok yoruldum ben artık.
Öyle böyle değil be.
Olsan adam adama dertleşsek.
Musa Eroğlu - Mihriban
Seversin sen.
Usulca gelsin arkadan.
Savaşmaktan yoruldum.
Bırakamıyorum, bırakamam işte gittin ya.
Aldık ihaleyi üstümüze.
Gelemiyorum yanına
Bu dünya üzerinde varlığının olduğu yere tam 18 yıldır yaklaşamıyorum.
Çünkü utanıyorum.
Çok canım yanıyor be
Çiftliği en yeşil zamanında
Berrak gökyüzüne sahip bir akşamda
Ölesiye korkuyorum
Bigün "baba" diye biri seslenir diye.
Neyse işte paramparça içim.
Neyi severim? Neye tutunurum bilmiyorum.
7 yaşından beri parça parça içim.
Keşke anlatabilsem
Çok sevdim be baba
baba ben hiç böyle olmadım be
Siyahın en dibini görmek böyleymiş
Çok kızıyorum
Bu öfkeyle kopkoyu oluyor içim
Çöküveriyor karanlık
Çok sık dolar oldu gözlerim
Çok yalnız kaldım bu son zamanlarda
Bi şöyle uzatsan elini omzuma
"oğlum" desen ya
Hiç hatırlamıyorum sesini
En çok da buna kızıyorum
"oğlum" desen ya bi bana
Hadi be
Çok ihtiyacım var.
"Geçecek aslanım" desen ya
Geçmiyor ulan!
Çok acıyor baba.
Herkes gidiyor,
Herkes susuyor.
Ben yok oluyorum
Ben yok ediyorum kendimi
Affet n'olur
Bunca zaman hiç konuşmadığım için.
Öyle ya erkek adam olduk.
Sustuk, iki damla göz yaşından korktuk.

29 Mayıs 2016 Pazar

Papatyalarıyla mutlu kadın

İnsanların sevdikleri kişilerin, sevgilerinden emin olamadıkları zamanlarda papatyalara kıyıp güzelliklerini bozmasını pek tasvip etmiyordu. Hem sevdiceginin aklıyla düşünmeye çalışan kızımız matematiksel olarak hesapladığında da bu durumu şaibeli bulduğunu bi kez daha teyit ediyordu. Çünkü papatyalar yaratılışlarından dolayı tek sayıydı. Yani seviyorla başlanan papatya falı mutlaka seviyor çıkıyodu ama insanlar pek tabii bunu bilmiyordu. Gerçi insanlar papatyalarla ilgili çoğu şeyi de bilmiyordu. Peki sevdiceğim papatyaların sadece topraktan kopartıldıklarında koktuğunu biliyor muydu? Belki bilmiyordu, şimdi öğrenip 'oha lan doğru mu acaba' diye internete bakacaktı. Ya da üşenmesine kılıf bulup 'hanım diyo işte ne bakcam internete' diye düşünecekti. Tüm bunlar yaşanırken sevdiceğinin gülüşüne dünya üzerindeki tüm papatyaları hiç edebilceğini, ve hatta sevdiceğini bi papatyaya benzettiğini söylese şaşırılır mıydı?  

12 Mayıs 2016 Perşembe

Ne kadar

Sevmek öyle kristal narin bir vazo değildir hatun.
Sevmek sen yoldan geçerken sevebilmektir.